YAYINLANDI
Prisoner’s Dilemma Nedir? | İkilemler
“Hayat bir oyun değil. Yine de, bu hayatta oynamak için yaşadığımız oyunları seçiyoruz. ” — J. R. Rim
Abdullah Karaman
May 16, 2020 · 2 min read
“Hayat bir oyun değil. Yine de, bu hayatta oynamak için yaşadığımız oyunları seçiyoruz. ”
— J. R. Rim
Prisoner’s Dilemma (Tutsak İkilemi), sosyal bilimlerin en çok bilinen strateji oyunlarından birisidir ve genelde oyun teorisi dersinden aşina olduğumuz bir ikilemdir. Problemin amacı, henüz suçlulukları ispatlanmamış iki zanlıya -suçlu olsun ya da olmasın- suçu (suçu diyorum çünkü masum olsalar da ihaleyi onlara devralmaları istenmektedir) itiraf ettirmektir.

Gelelim hikayemize: dedim ya, suçu kanıtlanmamış iki zanlı var ve polis, delil yetersizliğinden dolayı mahkumları salma konusunda olumsuz fikirde. Suçu bir şekilde itiraf ettirmek için çapraz sorgu uygulanıyor (bu sayede birbiriyle iletişim kuramayan mahkumlar, diğer mahkumun ne beyanat verdiğini de bilemiyor).

İletişim krizini fırsata çeviren memurlar, mahkumlara şöyle bir teklif yapıyor:
Eğer sen itiraf edersen ve diğeri inkar ederse o 20 yıl yatar, sen serbest kalırsın. Eğer ikiniz de itiraf ederseniz 5'er yıl hüküm giyersiniz ancak ikiniz de inkar ederseniz 1 yıl yatar, çıkarsınız.
Bu soruya doğru cevabı vermek için oyun teorisi bilmemiz gerekmiyor, buradaki kilit nokta inkar edenin (sessiz kalanın) 20 yıl yatma ihtimali ve diğerinin elini kolunu sallayarak çıkıp gidecek olması. İşlemedikleri bir suçun cezasını çekmek, fazladan 15 yıl yatmanın korkusuna ağır basacağından terazi hep itirafçı olmayı gösterecektir. İnkar edip 1'er yılla kurtulmak, dudaklarının ucundayken (hatta dudaklarını kımıldatmamaları yeterliyken) karşısındakine olan güvensizlik onları 5 yıllık bir mahkumiyete sürükleyecektir.
Bu ikilem, bize prensip sahibi olmamız gerektiğini gösteriyor olabilir; haksızlık oluşturan bir durum varsa bedeli ne olursa olsun dik durmak ve direnmek gerekiyordur. Ama biz bununla ilgilenmiyoruz, eğlenmeye devam ediyoruz. :)
Henüz ilişkiniz yok ve doğru insanı bulmayı bekliyorsunuz. Kendinizi şu anda uykudan uyanmış ve yanınızda dünyalar güzeli (yakışıklısı) bir insanla nikah masasında gelin ve damat konumunda buluyorsunuz. Yüzünü gördüğünüz ilk anda içinizi açan, bakışlarının ardında saklı ezgilerle büyüleyici biri. Nikah memuru meseleye girmiş bile ve “… kabul ediyor musun?” diyor. Bütün eş, dost, akraba orada iki dudağınızdan çıkacak söze bakıyor. Denklem şöyle: hayır derseniz ve yanınızdaki çok üzülürse (bu o evet diyecekti anlamına gelir) akrabalarınız bu günü size ömürboyu unutturmayacak; ikinizin de istemiyor olduğu senaryoda halk tarafından yadırganacak ve kısa bir süreliğine protesto edileceksiniz. Çekici dış görünüşünün yeterli geldiğini iddia ettiğiniz (2 evetli senaryoda) size 15–20 yıl sonrası için başarılar dileriz.
Bir fantezinin ürünüydü bu soru ve güldürürken düşündürme maksatlıydı. Hayat, birçok ikilem arasında kalışlar, verilen hatta verilmeyen kararlarla şekilleniyor. Jo Coudert’in bir sözüyle günü kapatalım:
“Her yaşam, onu yaşayan kişi tarafından çözülmesi gereken bir ikilemdir.”
Günlük küçük doz deneme serisini bir sosyal bilimler konusunu eğlenceli hale getirmeye çalışarak noktalıyoruz, alkışlarınızla destek olabilirsiniz.
Prisoner’s Dilemma Nedir? | İkilemler was originally published in Türkçe Yayın on Medium, where people are continuing the conversation by highlighting and responding to this story.
İlk yayın: Medium · 16 Mayıs 2020
Yeni yazıyı kaçırmayın
Düşünülmüş denemeler ve yapay zekâ notları doğrudan e-postanıza gelsin. Gürültü yok; yalnızca okumaya değer yeni yazılar.
Okumaya devam edin
Öz Muhasebe #3
Ne kadar süredir bir text editörüne tıklayıp kendimce bir şeyler yazmadım kim bilir... Alıştığımız ekran, AI t...
Yapay Zekâ Ajanlarında Checkpoint ve Rollback: Hata Yapan Sisteme Güvenli Bir Geri Dönüş Yolu Tasarlamak
Ajanların kritik işlemlerden önce durum kaydetmesini, hata sonrasında güvenli bir noktaya dönmesini ve geri al...