iyiblog

YAYINLANDI

Öz Muhasebe #1

Bugün her zaman yapma fırsatı bulamadığım, günlük/haftalık/aylık... değerlendirmemi yapacağım. Değerlendirmeyi düşündüğüm birkaç husus var, nereden başlayacağıma karar vermedim...

A

Abdullah Karaman

Jun 2, 2018 · 2 min read

Bugün her zaman yapma fırsatı bulamadığım, günlük/haftalık/aylık... değerlendirmemi yapacağım. Değerlendirmeyi düşündüğüm birkaç husus var, nereden başlayacağıma karar vermedim ve daha önceden de bir plan yapmadım. Sıkı dur, doğaçlama yapACAM(whatsapp vs. nerede kullanıyorsak bu -acam -ecem ekinin düzgünü -acağım -eceğim şeklinde oluyor, değinmeden geçemedim)!

Öncelikle başlığın bu olmasının sebebinden bahsedeyim. Normalde içeriği yazıp, hatta içeriği yazmadan önce nelerden bahsedileceği hazırlanıp bir şeyler yazmaya başlamak gerekir. Ama dün tanışma fırsatı bulduğum Mesut Keskin(ondan habersiz ismini kullanıyorum kendisinden telif hakkını alacağım inşallah) abim kendisi mali müşavir olup bazı firmaların muhasebe işleriyle vs. uğraştığından mütevellit ben de bu yazıda kendi muhasebemi yapmalıyım diye düşündüm.

Araştırmalarıma göre, birçok insan bir şeyler düşünüyor, planlıyor fakat eyleme geçmekte zorlanıyor(sadece ben böyleyim sanıyordum :D), bunun muhtemel sebebi aslında o an yapılan işten kaçma isteği olduğunu düşünüyorum, kendi adıma durum böyle. Ne zaman ders başına otursam aklıma mucitlerin düşünmediği fikirler gelmeye başlıyor. Bunun nedeninin de bir yerlere hızlı varma telaşından olduğunu düşünüyorum(ex: ZENGİN OLMAK).

Konu hakkında bir iki yazı okudum ve hemen psikologlarıma(Psikolog Hasan Arslan & Beyhan Budak) danıştım. Birincisi çok hızlı yaşıyoruz; sabah kalk işe yetiş, akşam gel eve yetiş, haftasonu düğün var oraya yetiş, komşuya git ocağa yetiş... Her gün acelemiz var, her yere acelemiz var.

Öz Muhasebe #1

Gardaşım bi dur, bi soluklan.. çek ciğerlerine mis gibi doğayı(İstanbul'da nesli tükenmekte olan bi tür), kaldır kafanı bir bak.. bulutların güneşle valsine, çiçeklerin rüzgarla şölenini bi seyret. Çık dışarıya ilkokuldan beri gitmediğin evinin dibindeki Ayasofya'ya git, deklanşör sesinin keyfini çıkart. Keyif al keyif bu dünya nereye kadar çalışmayla gider? Sor bakalım kendine ben çalışma demiyorum çalış ama yavaşla derin derin al nefesi sağına soluna bak bilmediğin şeylere merak salmaya başla...

(Bu paragrafı "mutluluğu/huzuru arayan adam hikayesi"ni dinlemeden yazmıştım, Beyhan Hocam konuyla ilgili harika bir kıssadan söz etmiş, tavsiye ederim.)


İşin özü şu: o kadar kilitleniyoruz ki kaşığın üstünde duran yumurtaya, düşüp kırılmasın diye hayatı kaçırıyoruz. Sarayın içindeyiz muhteşem tablolarla, göz kamaştıran heykellerle süslü fakat hiçbirini göremiyoruz bildirim ziline bakmaktan(bazen en güzeli evde yokum diyebilmek belki de), mail zarfı katlamaktan.


Aklımda birkaç madde daha vardı fakat konunun bu şekilde cevaplandırılış şekli hoşuma gitti ve şimdilik yeterli gördüm. Devamında düşünceyi güzelleştirme ve derleyip toparlama konularıyla da problemimize ışık tutarız. Teşekkürler sabırla okuduğun için.

Abdullah Karaman seni selamlıyor...


İlk yayın: Blogger · 2 Haziran 2018

Yeni yazıyı kaçırmayın

Düşünülmüş denemeler ve yapay zekâ notları doğrudan e-postanıza gelsin. Gürültü yok; yalnızca okumaya değer yeni yazılar.

Okumaya devam edin